MixBasket

Archive for the ‘Can Öcal’ın Yazıları’ Category

>Bir Efes Pilsen Yazısı: SYSTEM A DOWN

with one comment

>

SYSTEM OF A DOWN

Aslında hikayeye baştan başlamak gerekiyor. 1976 yılında kuruluyor Efes Pilsen. Yani bu sene 33.senelerini yaşıyorlar. Eczacıbaşı’ndan sonra bu ülkede basketbolu devam ettirme görevi ona verildi o da en iyi şekilde bu görevi yerine getirdi. Sanırım kimsenin buna itirazı olabileceğini sanmıyorum. Bu ülkeye basketbolu hatırlatan, sevdiren, basketbolda kazanmayı öğreten, altyapısıyla bir ekol olan, sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın en iyi en prestijli basketbol kulübüdür Efes Pilsen.
1990’a kadar 3 lig şampiyonluğu var Efes Pilsen’in ama bir ekol olduğunu henüz söyleyemeyiz bu yıllar için. Daha sonra 1990lar ve Aydın Örs dönemi başlıyor Efes Pilsen’de. Ve yardımcıları ise Ergin Ataman ve Oktay Mahmuti’dir. İlginç di mi?Bu iki isim daha sonra sırayla görevi Aydın Örs’ten devralacaklardır. Efes ekolünün o günlerden tohumları atılmaya başlanmıştır anlayacağınız.
Geliyoruz sene 1993’e…Efes Pilsen Avrupa Kulüpler Şampiyonası’nda sahne alıyor. Bu sezon hem Türkiye hem Efes için bi milat. Efes Pilsen daha doğrusu ilk kez bir Türk basketbol takımı Avrupa kupalarında finale kalıyor. Ve finale gelene kadar sadece 1 mağlubiyet alıyorlar yedikleri sayı ortalaması 65 civarında… Finalde rakip Aris.. Efes Aris’e değil de hakemlere yeniliyor. Skor 50-48…Maçtan sonra bir de fanatik Yunanlılar Efes benchine saldırıyorlar. Ama Efes ogün bir mesaj veriyor..Artık biz varız!!! Kadrodan birkaç oyuncu: Peter Naumoski, Volkan Aydın, Tamer Oyguç, Ufuk Sarıca…
Sene 1996 hedef Koraç Kupası. Adı değişik olabilir ama oynayan takımlar Real Madrid, Panathinaikos, CSKA…Efes yine finalde. Bu kez rakip Dejan Bodirogalı, Gregor Fuckalı ve coach olarak da Bogdan Tanjevicli Stefanel Milano idi.. İlk maçı Abdi İpekçi’de 76-68 kazandı Efes… İkinci maçın devre arasında Tanjevic Aydın Örs’e söylediği cümle “Yeter artık neden böyle savunma yapıyorsunuz siz basketbolu katlediyorsunuz sayı atamıyoruz!!!” idi… Efes maçı 77-70 kaybetti ve Koraç Kupasının sahibi oldu. Türkiye’den ilk kez bi takım evet basketbol takımı değil bir takım Avrupa’da şampiyon oluyordu…Kadro ise şöyleydi: Petar Naumoski, Conrad McRae, Ufuk Sarıca, Volkan Aydın, Tamer Oyguç, Mirsad Türkcan, Murat Evliyaoğlu, Mustafa Kemal Bitim, Hüseyin Beşok, Bora Sancar, Alpay Öztaş, Erdal Bibo…
1999-2000 sezonuna gelmeden önce bu sezona kadarki kadroları da görün bence…
1996-97 Petar Naumoski, Vasili Karasev, Derrick Alston, Mark Pope, Ufuk Sarıca, Volkan Aydın, Tamer Oyguç, Mirsad Türkcan, Murat Evliyaoğlu, Hüseyin Beşok, Hidayet Türkoğlu, Alpay Öztaş, Erdal Bibo, Ömer Onan (Antrenör: Aydın Örs)
1997-98 Petar Naumoski, Brian Howard, Rod Sellers, Mirsad Türkcan, Ufuk Sarıca, Volkan Aydın, Hüseyin Beşok, Tamer Oyguç, Murat Evliyaoğlu, Hidayet Türkoğlu, Alpay Öztaş, Erdal Bibo, Ömer Onan (Antrenör: Aydın Örs)
1998-99 Petar Naumoski, Zoran Savic, Predrag Drobnjak, Ufuk Sarıca, Hüseyin Beşok, Mirsad Türkcan, Volkan Aydın, Murat Evliyaoğlu, Hidayet Türkoğlu, Nedim Dal, Ömer Onan, Mehmet Mumcuoğulları (Antrenör: Aydın Örs)
Tamam 99-00 sezonuna gelelim. Avrupa’nın en büyük basketbol organizasyonunda Efes Final Four’a kalıyordu. Ertesi sezon bir kere daha yaptı aynısını. İkisinde de yarı finalde yenildiği takım gitti şampiyon oldu. Efes ise 3 oldu. Bu iki sezonun kadrolarına bakalım…
1999-00 Damir Mulaomerovic, Predrag Drobnjak, Rickie Winslow, Marc Jackson, Kareem Reid, İbrahim Kutluay, Hidayet Türkoğlu, Hüseyin Beşok, Ömer Onan, Nedim Dal, Arda Vekiloğlu, Bora Sancar, Tufan Ersöz (Antrenör: Aydın Örs / Oktay Mahmuti / Ergin Ataman)
2000-01 Damir Mulaomerovic, Predrag Drobnjak, Vlado Scepanovic, Mehmet Okur, Hüseyin Beşok, Kaya Peker, Kerem Tunçeri, Alper Yılmaz, Ömer Onan, Erdal Bibo, Arda Vekiloğlu, Ender Arslan, Mirsad Türkcan, Engin Atsür (Antrenör: Ergin Ataman / Oktay Mahmuti)

Bundan sonraki seneler Efes asla Final-Four göremedi ama hep ucundan döndü, hep Avrupanın en büyük 5 takımdan biri oldu. Euroleague’in dile kolay kurucu üyesi oldu…Şimdi size bu yıla kadarki kadroları yazıyorum…
2001-02 Marcus Brown, Kaspars Kambala, Saulius Stombergas, Mehmet Okur, Kaya Peker, Kerem Tunçeri, Alper Yılmaz, Ömer Onan, Arda Vekiloğlu, Ender Arslan, Enver Ekmen (Antrenör: Oktay Mahmuti)
2002-03 Marcus Brown, Kaspars Kambala, Antonio Granger, Jurica Golemac, Ira Clark, Kaya Peker, Kerem Tunçeri, Alper Yılmaz, Ömer Onan, Asım Pars, Ender Arslan, Enver Ekmen, Valentin Pastal, Nikolay Pastal (Antrenör: Oktay Mahmuti)
2003-04 Trajan Langdon, Antonio Granger, Goran Nikolic, Nikola Prkacin, Kaya Peker, Ermal Kuqo, Kerem Tunçeri, Alper Yılmaz, Ender Arslan, Ömer Onan, Valentin Pastal, Selim Saygın, Cenk Akyol (Antrenör: Oktay Mahmuti)
2004-05 Willie Solomon, Henry Domercant, Goran Nikolic, Nikola Prkacin, Dusan Kecman, Ermal Kuqo, Kaya Peker, Alper Yılmaz, Ender Arslan, Mustafa Abi, Cenk Akyol, Barış Ermiş, Valentin Pastal (Antrenör: Oktay Mahmuti)
2005-06 Antonio Granger, Marko Popovic, Henry Domercant, Nikola Prkacin, Charles Smith, Kerem Gönlüm, Ermal Kuqo, Kaya Peker, Ender Arslan, Mustafa Abi, Alper Yılmaz, Barış Ermiş, Cenk Akyol, Mutlu Demir (Antrenör: Oktay Mahmuti)
2006-07 Drew Nicholas, Marcus Haislip, Antonio Granger, Nikola Prkacin, Horace Jenkins, LaRon Profit, Aleksandar Rasic, Ermal Kuqo, Kerem Gönlüm, Cüneyt Erden, Mustafa Abi, Cenk Akyol, Barış Ermiş, Can Akın, Barış Hersek, Bora Hun Pacun, Emre Bayav (Antrenör: Oktay Mahmuti)
2007-08 Scoonie Penn, Drew Nicholas, Andre Hutson, Loren Woods, Kenny Gregory, Rashad Wright, Serkan Erdoğan, Kerem Gönlüm, Ermal Kurtoğlu, Ender Arslan, Mustafa Abi, Cenk Akyol(ayrıldı), Barış Hersek, Bora Hun Paçun, Emre Bayav (Antrenör: David Blatt)

Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Efese gelen her yabancı kendisine bir şeyler kattı hepsi Avrupanın sayılı kulüplerine gitti. Bu takımda ne kadrolar varmış diyor insan. Ne yetenekler yetişmiş altyapıdan. Hidayet Türkoğlu’nun 18lik yaşına bakmadan oynatmış final fourda diyor insan. Efes hep savunma yaptı hep az yedi ve kazandı. Hep yaptı bunu Efes..
Artık Efese gelen yabancılar ne kendine bir şey katıyor. Ne de Efesin altyapısından bir Hidayet bir Mirsad çıkıyor. Çıkanlar da süre bulamıyor. Artık Efes savunma da yapmıyor. Attığı birkaç maçı kazanıyor olmadığında kaybediyor. Artık Efesin bir sistemi de yok Ergin Atamandan sonra kim coach olur Efese bi fikriniz var mı hayır kimsenin yok.
Efes ihanet ediyor bizlere ihanet ediyor en kötüsü kendisine ihanet ediyor. Tuncay Özilhan kadar basketbolu seven bir işadamı görmedim ben ama Real Madrid maçında ilk kez salonu maç bitmeden terk ettiğini gördüm. Efes kendi sahasında 81 attığı maçı kaybetti…
Açık açık söylüyorum Efes kapanırsa ağlayabilirim o derece bir durum ama sanırım ölmek her gün bi kere daha vurulmaktan çok daha iyidir…
Tuncay Özilhan’ın Beşiktaşlı olduğunu biliyorum. Ama Ülkere bel bağlamış bir Beşiktaşa sponsor olmayacağını da biliyorum. Ve ona seslenmek istiyorum beni okumayacağını bilsem deJ…
Lütfen başkan bu kulübü kapatmayacaksan Efes Pilsen sistemini geri getir. Kapatacaksan hazır fabrikan da İzmirdeyken bir Efes Pilsen Karşıyaka nasıl olur.. O bütçeyle hiçbir deplasman takımı hatta NBA takımı, o taraftarın arasından İzmir’den çıkabilir mi? Lütfen başkan kapatma bu kulübü ama ihanet etme sen iş adamısın seni de anlayabiliriz kapatmak isteyebilirsin ama ozaman da dediğim gibi madem fabrikan İzmirde gel şu işi Efes Pilsen Karşıyaka’ya bağlayalım ne dersin???

CAN ÖCAL

Written by Admin

29 Kasım 2008 at 09:46

>Euroleague Yeni Başlıyor- Can ÖCAL

leave a comment »

>

EUROLEAGUE YENİ BAŞLIYOR

Euroleague’in 4. haftası sona erdi. Biz de yavaş yavaş artık takımların nesi var nesi yok anlamaya başladık. Tek tek grupları analiz etmeden önce öne çıkan takımlardan bahsetmek istiyorum. Bunlardan ilki kesinlikle Cibona Zagreb…Çok iyi takım kurdular ve Olympiakos’u yenerek de bunu kanıtladılar. Bu hafta Unicaja’ya yenilseler de biz çeyrek final yaparızın sinyallerini verdiler. Diğer öne çıkan takım ise Lottomatica Roma… Bu hafta deplasmanda TAU Ceramica’yı yenerek nasıl bir takım olduklarını kanıtladılar. Sani Becirovic’i bir türlü göremeyen ve Lottomatica Roma’ya kaptıran Efes Pilsen’e de saygılar ayrıca… Neyse gruplara ve takımlara geçelim. Gruplardaki sıralamayı genel averaja göre değil ikili averaja göre yansıtıcam arkadaşlar şimdiden söyliyim.

A GRUBU
1) Cibona Zagreb 3-1
2) Olympiakos 3-1
3) Maccabi Elite Tel Aviv 2-2
4) Air Avellino 2-2
5) Unicaja Malaga 2-2
6) Le Mans 0-4

A grubunda mutlak favori Olympiakos Cibona’dan ağır bir darbe aldı. Açıkçası toplama bir takım olmanın zorluklarını yaşıyorlar. Mesela Lynn Greer gibi bir guard Papaloukas yüzünden yedekte. Nikola Vujcic hiçbir şey yapmıyor. Josh Childiress işine gelirse oynuyor. Bunun gibi. Grubu birinci bitireceklerini düşünsem de Olympiakos için her şey okadar da toz pembe görünmüyor. Cibona Zagreb ise Davor Kus, Nikola Prkacin ve Rawla Marshall önderliğinde iyi bir takım olduklarını ve çeyrek finali zorlayacaklarını gösterdiler. Kimse bizi hafife almasın kısmı da cabası. Maccabi eski maccabi değil çeyrek final onlar için sürpriz olur bu hafta Unicaja Malaga ile oynayacaklar ve bu maç biraz grubu şekillendirecek diye düşünüyorum . Air Avellino ise geçen haftaki sürptiz Unicaja galibiyetiyle yarışa ortak oldu ama hayalleri okadar uzun sürmeyebilir.

B GRUBU
1) Regal FC Barcelona 3-1
2) Montepaschi Siena 3-1
3) Panathinaikos 3-1
4) Aseco Prokom 2-2
5) Sluc Nancy 1-3
6) Zalgiris Kaunas 0-4

B grubu açıkçası üst düzey üç takımıyla inanılmaz keyifli ve alt düzey üç takımıyla bir okadar sıkıcı bir grup. Mesela bu hafta üstteki üçlü alttaki üçlüyle oynayacaklar ve sürpriz çıkma ihtimali yok gibi bir şey. Bunun dışında Barca, Siena ve Panat birbirleriyle birer kez oynadılar ve Barca Panat’ı, Siena Barca’yı ve Panat ise Siena’yı devirdi. Şimdi bu üçlüye bakıcak olursak. Siena kimsenin eline bakmıyorlar bu ligin CSKA ile birlikte en takım gibi takımı. Baarcelona ve Panathinaikos’ta ise işler biraz farklı. Barcelona’da Ersan ve Navarro sahneye çıktığında işler iyi gidiyor. Panathinaikos ise Diamantidis’siz bir hiçten farksız. Bir sürpriz olmazsa Siena lider olur, Barcelona ikinci, Panathinaikos üçüncü ve Prokom dördüncü olur. Ama bu üç takımı eğer Final-Four’da görürseniz asla şaşırmayın derim.

C GRUBU
1) Lottomatica Roma 3-1
2) TAU Ceramica Vitoria 3-1
3) Fenerbahçe Ülker 3-1
4) Alba Berlin 2-2
5) Joventut Badalona 1-3
6) Union Olimpija 0-4

C grubunda TAU Ceramica’nın eski TAU Ceramica olmadığı konusnda herkes hem fikir artık. Bunun dışında Lottomatica Roma çok iyi bir takım olduğunu gösterdi. Sani Becirovic’in önderliğinde çok iyi maçlar çıkarıyorlar. Fenerbahçe Ülker ise son iki maçını kılpayı da olsa kazanarak kazanma alışkanlığı edindiğini bizlere kanıtları. Gordan Giricek, Semih Erden, Ömer Aşık ve Ömer Onan olmadan bu periyodu mükemmel atlattılar. Şimdi haftaya Lottomatica Roma’yı yenerlerde TAU ile zirvede baş başa kalacaklar. Açıkçası pek de zor olmadığını düşünüyorum. Joventut ise Ricky Rubio ve özellikli de Rudy Fernandez’i çok atıyorlar bu belli. Bu gruptan hiçbir takımın Final-Four’a kalabileceğini sanmıyorum. Ama Fenerbahçe Ülker artık eski Efes Pilsen gibi olmaya başladı sanırım.

D GRUBU
1) CSKA Moskova 4-0
2) Real Madrid 2-2
3) Partizan Igokea 2-2
4) Efes Pilsen 2-2
5) Panionios On Telecoms 2-2
6) Armani Jeans Milano 0-4

Görünen köy klavuz istemez. CSKA bu gruba extra large. Diğer taraftan diğer takımlar ise hemen hemen aynı ayarda. Efes Pilsen Panionios’a yenilerek hem kendini tehlikeye attı hem de rakibini havaya soktu bu hafta da Partizan’ı yendiler. Muhtemelen haftaya da AJ Milano’yu yenip ilk yarıyı şaka maka 3. sırada tamamlayacaklar. Yani bu ne demek Partizan, Efes Pilsen ve Real Madrid üçlüsünden ikisi Panionios’un gerisinde tamamlayacak ilk yarıyı. CSKA bu sene geçen seneki takım değil herkes bunun farkında. Matjaz Simodis de henüz iyileşmedi sakat fakat yine de CSKA Moskova bu ligin Siena ile birlikte en güçlü ekibi. Bu ikili adeta savunma nasıl yapılır gözümüze sokuyorlar. Açıkçası Efes Pilsen artık gerçekten iyi bir menajer’e ihtiyaç duyuyor çünkü işlerin kötü gittiğini söylemek için süper zeki olmaya gerek yok. Engin Atsür ve Sinan Güler benche yapışmış durumdalar gerçekten yazık oluyor. Böyle gidecekse Efes kapansın çok ciddi söylüyorum kapansın her şeyden önce kendilerine ihanet ediyorlar çünkü…

Neyse Efes konusuna girersek bu yazı bitmez. Şimdilik durumlar böyle kendinize iyi bakın

CAN ÖCAL

Written by Admin

20 Kasım 2008 at 15:15

>EUROLEAGUE FANTASY CHALLENGE- Can ÖCAL

leave a comment »

>

EUROLEAGUE FANTASY CHALLENGE

Herkese merhabalar. Bu yazıda, geçen yazımda belirttiğim gibi Euroleague Fantasy Challenge oynayanlar için birkaç tüyo gelecek. Euroleague resmi sitesinde oyuncuların fiyatları açıklandı.Oyun pazartesi itibariyle açıldı.İsterseniz mixbasket için bir lig kurabiliriz.Böylece her hafta birbirimizi tartma şansımız da olur.

Gelelim oyunculara. Açıkçası oyuncu fiyatları bana biraz saçma geldi bu sezon. Yani inanılmaz kötü oyuncular pahalı fiyatlarla başlatılmış. Ama biraz da aldatmaca bu. Şimdi potansiyeli olan oyuncular, patlama yapabilecekler, garantörler ve şişirilmiş olarak oyunculara şöyle bir bakalım.

POINT GUARDLAR:

Açıkçası point guard kısmı benim fazla para yatırmaktan çekindiğim bir kısım. Çünkü böyle oyunlarda uzunların performansı daha sabit oluyor. Kısalar ise bir hafta iyi bir hafta kötü Terrell McIntyre 85lik fiyatıyla en pahalı oyuncu fakat onun altında 82 ve 77lik fiyatlarıyla Diamantidis ve Lynn Greer olunca ona verilecek paranın ne kadar gereksiz olduğu anlaşılabilir. 59luk fiyatıyla Jaka Lakovic buranın bence ilk hafta en karlı oyuncusu olacak.56lık Davor Kus da Cibona’ya dönüşüyle kaçırılmayacak bir diğer oyuncu. Bana göre ilk hafta size en çok yararı olacak olanlar: Jaka Lakovic, Davor Kus, Ricky Rubio, Nikos Zisis..

2 VE 3 NUMARALAR:

İşte buradan bingo yapmak mümkün. Burada en çok şaşırdığım Macijauskas oldu. Fiyatı inanılmaz makul. Emin olun eğer alırsanız en az 20 rating getirecektir. Tabi oynarsa. Evet çünkü nezaman sakat olduğunu ne zaman oynayacağını bilemiyoruz. Diğer yandan Drew Nicholas’a 75 demişler ki aman uzak durun derim iki hafta sora 40lara düşecektir. İlk sıralardaki Siskauskas ve Langdon’a da bulaşmayın derim. Çünkü CSKA komple bir takım ve bu oyuncular 2 sayı attığında da kazandıkları oluyor. Çünkü her maçı başkası kazandırır CSKA’ya. Burada ilk önerim Juan Carlos Navarro olacak. Geri döndüğü Barca’da çoğu topu o kullanacaktır. Giricek’i aman kaçırmayın fiyatı 60. Eğer oynayacaksa tabi ki Macijauskan fiyatı 56.Benim görüşüm:Navarro, Igor Rakocevic, Spanoulis, Giricek, Charles Smith, Macijauskas.

4 VE 5 NUMARALAR:

Benim en sevdiğim bölüm burası açıkçası. Çünkü birkaç iyi oyuncuyu bulabilirseniz sene sonuna kadar size iyi puanlar getirecektir. Geçen sezonun bombası kesinlikle Nikola Pekovic’ti. Tabi bu sezona da en yüksek fiyatla o başlıyor. Fakat bu sene farklı olan Pekovic artık Partizan’da değil Panathinaiokos’ta oynayacak. Peki bu ne demek, eskisi kadar top kullanamayacak her şeye rağmen hazırlık maçlarında gördük ki Pekovic yine iyi istatistikler elde edecektir. Fakat geçen seneki istatistikleri ondan beklemek hayalcilik olabilir. Fiyatının 94 olduğunu ve almak isteyenlerin bence bir hafta daha beklemesini önerebilirim. Burada alınabilecek yüksek fiyatlı oyuncu ise CSKA’lı Matjaz Smodis olacak. 84’lük fiyatı var ve her hafta en az 15 puan toplayacağından emin gibiyiz. Önerdiğim bir diğer isimse 78lik fiyatıyla Nikola Vujcic. Hiç kaçırmayın derim. David Bluthentahl, Ersan İlyasova, Mario Kasun ve 51lik makul fiyatıyla Lazaros Papadopulos buranın önemli isimleri. Benim Görüşüm: Smodis, Vujcic, Ersan ve Mirza Teletovic.


Arkadaşlar bunun dışında ben bir mixbasket ligi kuruyorum. Mixbasket okuyucuları bu lige kayıt olursa daha güzel bir lig geçiririz. Ligin şifresi olarak “mix” kullanacağım eğer mixbasket ligini seçip şifreye de “mix” yazarsanız aynı ligde buluşabiliriz. Hepinize iyi haftalar.Hoşçakalın…

Talat Can Öcal

>Euroleague Başlarken- Can Öcal

with one comment

>

EUROLEAGUE BAŞLARKEN



Yeni bir Euroleague sezonu başlamak üzere. Bu sene geçen senelere oranla daha çok iddialı takım olduğunu görüyoruz. Özellikle Olympiakos yaptığı transferlerle ortalığı toz duman etmiş durumda. Bu sene ilk kez takımlar 4 grupta başlayacaklar mücadeleye ki bu iyi bir şey. Artık kim en iyi 6. olcak diye düşünüp durmak yok.



Önce kendi takımlarımızdan başlayalım. Fenerbahçe Ülker sezona Willie Solomon’u kaybederek başladı. Arkasından Terrance Kinsey de gidince herkesin biden yüzü asılmaya başladı. Ama Fenerbahçe Ülker öyle bi bomba patlattı ki akıllara zarar. Evet Gordan Giricek’ten bahsediyorum. Her ne kadar NBA’de başarılı olamamış olsa da Euroleague’de baya iş yapacaktır. Öte yandan transferi çok eleştirilen Marques Gren bence kötü bi transfer değil. Hatta istatistikleri 10-5-5 gibi ki bence Avrupa için müthiş rakamlar. Tripple-Double’ları bile var. Fenerbahçe Ülker’i en fazla zorlayacak şey ise Ömer Aşık’ın sakatlığı olacak. Çünkü ancak ikinci yarının ortalarında dönüş yapabilecek. Ki Ömer’in geçen seneki performansını bilenler bunun ne kadar acı olduğunun farkında. Evet Fenerbahçe Ülker geçen sene çeyrek final oynadı. Fakat bu bence biraz şişirilmiş bi başarı. Çünkü kuralar çok fazla etkiliyor takımların nereye geleceklerini. Geçen sene çeyrek final oynayan Fenerbahçe Ülker büyük takımlardan hiç maç kazanamadı ve 9-13 gibi berbat bir recordla bitirdi sezonu. Grubuna bakarsak TAU’nun liderliği garanti gibi. Rudy Fernandez’i kaybeden Joventut ne yapar hala muamma ama Union Olimpija öyle bir hazırlık maçları performansı çıkardı ki inanılmazdı gerçekten. Bence Fenerbahçe Ülker bu grupta bu 3 takımın ardından 4. olarak gruptan çıkacaktır.



Gelelim Efes Pilsen’e. Açıkçası iki senelik berbat transferler ve sezonlardan sonra Efes bu yaz herkesi çok heyecanlandırdı. Efes Pilsen için en büyük soru işareti bu takımın ne zaman tamamen uyumlu hale geleceği. Mükemmel bir coachları, mükemmel kısaları, az ama öz uzunları var. Euroleague’in kurucu üyesi 4 takımından birinden bahsediyoruz. Efes için bu çok önemli Avrupa’daki eski saygınlığını geri kazanmak zorundalar. Bu sene final-four’u zor görsem de Efes Pilsen’den bir çeyrek final kesinlikle bekliyorum. Grubuna bakarsak favori herkes için CSKA Moskova. İkincilik için ise Real Madrid ve Efes Pilsen çekişecektir. Nikola Pekovic’i Panathinaikos’a satan Partizan ise 4.lük için Armani Jeans Milano ile çekişir. Efes 2. olur TOP16’ya kalır diyorum ben.



A Grubunun kesin favorisi Olympiakos olacak. Açıkçası inanılmaz transferler yaptılar bu sene kimse onlara yetişemedi transfer konusunda. Josh Childress’le bombayı patlattılar ama bence ondan önce pek çok nokta ve müthiş transferleri var. Bunların başında Theodoros Papaloukas ve Nikola Vujcic geliyor. Papaloukas’ı anlatmaya gerek yok Vujcic ise bu ligin ilk tripple double yapan oyuncusu.Peki ikincisi kim biliyor musunuz? Yine Nikola Vujcic. Onun dışında Yotam Helperin’i alarak Maccabi Tel-Aviv’i sömürdüler diyebiliriz. Bu gruptaki bir diğer iddialı gözüken ve Carlos Arroyo transferiyle gündeme düşen takım ise Maccabi Tel-Aviv fakat okadar kötü bir takım olmuşlar ki bu sene onları gören inanamayacak. A grubu için tahmini sıram: 1-Olympiakos 2-Unicaja Malaga 3-Cibona Zagreb 4-Maccabi Tel-Aviv.



B grubu en oturaklı gruplardan biri. B grubun favorisi 3 tane. Panathinaikos, Barcelona ve Siena. Barcelona iyi transferler yaptı David Andersen ve Carlos Navarro bunlardan ikisi. Panathinaikos Nikola Pekovic’i alarak pota altını inanılmaz yaptı. Siena ise kadrosunu bozmamaya özen gösteri. Thonton Efes’e gelirken onun yerine bence daha iyisini Henry Domercant’i aldılar. Bu grubun 4.lüğü içinse bütün takımların şansı bulunuyor.Bu grup için tahminim şöyle: 1-Panathinaikos 2-Siena 3-Barcelona 4-Zalgiris Kaunas



C grubu Fenerbahçe Ülker’in grubu olarak karşımıza çıkıyor. TAU grubun tartışmasız favorisi fakat Zoran Planinic’i çok arayabilirler. Bu grupta soru işareti Rudy Fernandez’i kaybeden Joventut. Bakalım tek başına Ricky Rubio ne yapacak. Ama Union Olimpija sessiz ve derinden geliyor. Bu grupta sıralama bence şu şekilde. 1-TAU 2-Joventut 3-Union Olimpja 4-Fenerbahçe Ülker



D grubu son grubumuz. Zoran Planinic’i alan CSKA kaybettiklerine rağmen hala en büyük favori. Real Madrid’e gelince Pınar Karşıyaka’dan tanıdığımız Quinton Hosley’i aldılar bunun yanında Jeremiah Massey ve Makro Tomas önemli transferleri. Ama Real Madrid’in bence şu dez avantajı var. Bu gruptaki 3 takım gerçek birer basketbol ekolü ama Real Madrid öyle değil. Geçen sezon evlerinde yapılan Final-Four’a katılamamak onların bu mental kapasitesizliğini ortaya koyuyor zaten. Bu grubun tahmini ise şöyle: 1-CSKA 2-Efes Pilsen 3-Real Madrid 4-Partizan



Bir sonraki yazıda Fantasy Challange oynayanlar için bi kaç tüyo gelicek. Hoşçakalın.



Talat Can Öcal

Written by Admin

02 Ekim 2008 at 22:02